KONU BAŞLIKLARI
Hemanjiyomlar bebeklik çağının en sık görülen iyi huylu damarsal tümörleri olup damarların endotel denilen iç çeper hücrelerinde hızlı hücre çoğalması tipik özellikleridir. Hemanjiyomlar bebeklerin %4-5 kadarında görülür.
Hemanjiyomlar çocukların %70’inde tek olarak görülürken %30’unda birden fazlası, sadece %3’ünde 6 veya daha fazla sayıda hemanjiyom bulunur. Bir hastada üç veya daha fazla sayıda hemanjiyom görülmesi ‘multipl (çoklu) hemanjiyom’ olarak tanımlanır.
Bebekler doğduğunda hemanjiyomlar ya hiç belli değildir ya da yerinde belli belirsiz renk değişikliği veya leke vardır. Hemanjiyomlu bebeklerin yeni doğduklarında çekilen resimlerine geriye dönüp bakıldığında üçte ikisinde gözle görülür bir öncül leke, soluk bir saha, renk değişikliği veya bölgesel kılcal damarlarda belirginleşme olduğu ortaya konulmuştur.
Hava yolu, nefes borusu ve gırtlak çevresinde etkilenme ve tutulum varsa özellikle ilk 3-4 ay içinde solunum sıkıntısı gelişebilir.Ebeveynlerin kalın sesle ağlama, ses kısıklığı, nefes alıp verirken hırıltı gibi bulguların önemli olabileceği konusunda bilgilendirilmeleri gerekir.
Hemanjiyomların çok büyük kısmı zararsız seyir gösterirken yaklaşık -20’sinde tedavi gerektiren sorunlar görülebilir. Göz çevresi veya burun, kulak, ağız girişlerine yakın yerleşmiş veya kapayan hemanjiyomlar daha fazla oranda sorunlara neden olur.
Hemanjiyomlu çocukların aileleri genellikle çoğu lezyonun zararsızlığı ve küçüklüğüne zıt derecede endişeli ve kararsızdır.
Çoğu hastada tedavisiz yakın izlem en iyi yaklaşım olsa da belli durumlarda tedavi kaçınılmazdır. Tedavi ve izlem planı yapılırken ailenin düşünce ve duyguları da dikkate alınmalıdır.
İlaç grubu olarak bir beta-bloker olarak tanımlanan propranolol aslında damarlarda vazokonstriksiyon denilen büzüşme yapan, damarların çoğalmasını sağlayan bazı maddeleri baskılayan ve damar hücrelerinin cansızlaşmasını sağlayan, dolayısıyla hemanjiyomları oluşturan damarsal yapıları gerileterek etki eden bir ilaçtır.
Hemanjiyomlarda kozmetik sorunlar öne çıkıyorsa, her hasta için bireysel olarak çok iyi değerlendirilmek üzere, diğer bölümlerde bahsi geçen öncelikli tedavilere ek olarak, lazer tedavileri veya cerrahi girişimlere başvurulabilir.

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

1966’da Şenkaya-Erzurum’da doğdum. İlkokul’u İzmit’te, Lise’yi İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okudum. 1984’te Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’ne girdim, 1990’da mezun oldum.

DEVAMINI OKUYUN